23 Ekim 2012 Salı

RUH SAĞLIĞININ TANIMI VE ÖNEMİ

  Ruh Sağlığı

Ruh sağlığı, kişinin kendisi ve diğer insanlarla uyum ve denge içinde olmasıdır. 



Ruh Sağlığının Önemi

Çocuk, kişiliğinin temelini oluşturan ilk ruhsal yapıyı 0-6 yaşlarında oluşturmaktadır.
Bu dönemden sonra ilk yaşantılarıyla birleştirip ruhsal yapısını tamamlayarak yaşamını
sürdürür. Çocuğun kendi başına bir fert olduğunu hissedip ilk izlenim ve yaşantılarını
kazandıracak ana-baba, daha sonra ailenin diğer bireyleridir. Günümüzde yapılan
araştırmalar göstermiştir ki, çocukla onu yetiştiren arasındaki ilişkinin çocuğun gelişiminde
rolü büyüktür. Çocuğun anne-baba ile sağlıklı ilişkiler içinde geçireceği ilk yıllar, onun
geleceğinin en önemli güvencesidir. Başta anne olmak üzere diğer aile bireyleri, olumlu ya da
olumsuz etkileriyle çocuğu gelecekte yaşamını sürdürmeye aday olarak hazırlamakta ya da
onun gelecekte mutsuzluğun temellerini atmaktadır.
Çocuk erişkin insanın küçük bir örneği değildir. Çocuğun sürekli gelişen ve değişen
bir birey olduğu göz önünde bulundurularak farklı yaşlarda farklı ruhsal özellikleri olduğu
bilinmelidir. Yani çocuğun ruh sağlığı açıklanırken onun gelişimsel özelliklerini de bilmek
gerekir. Örneğin, korku çocukluk çağında sıklıkla görülen ruhsal bir durumdur. Karanlıktan,
öcüden korkan çocuk yadırganmaz ama bu korkuları yetişkin biri gösterdiğinde pek normal
sayılmaz ya da iki yaşındaki bir çocuğun istediğini elde etmek için yere yatıp tepinmesi o
çağ için normal görülürken yetişkin bir insanın bunu yapmasına nasıl bakılabilir? Bu nedenle
çocuk davranışını yetişkin davranışına göre değerlendirmek yanlış olur.

Çocuk kendine özgü özellikler göstermekle kalmaz, hızlı ve şaşırtıcı değişmeler
gösterir. Üç yaşındaki bir çocuk ile beş yaşındaki bir çocuk gelişimsel özellikler yönünden
birbirine benzemez. Görülüyor ki, çocukta ruh sağlığının değerlendirilmesi, gelişim
dönemlerinde beliren ruhsal niteliklerin ayrıntıları ile bilinmesine bağlıdır.

Ruh Sağlığı Yerinde Olan İnsanlarda Görülen Davranışlar

1-Kişinin kendi kendisiyle uyumlu olması her şeyden önce gereksiz ve uzun süren
kaygılardan, kuruntu ve kuşkulardan uzak olmasına bağlıdır. Günlük kaygılar ve
üzüntüler her sağlıklı insanda vardır ve ruhsal uyumsuzluk belirtisi sayılmaz.
Fakat nedeni belli olmayan ya da uzun süren kaygılar, kuruntular ruhsal
dengenin bozulduğunun belirtisi olabilir.

2- Kişi, içinde yaşadığı yakın ve uzak çevrede ilişkiler kurup bu ilişkileri devam
ettirebilmelidir. Ailesi, akrabaları ve iş yaşamındaki kişilerin dışında
arkadaşlıklar da kurabilmeli ve bu ilişkileri devam ettirebilmelidir.

3- İnsanlarla geçinme ve iş birliği yapmanın ötesinde, sevgiye ve saygıya dayalı
bağlar kurabilmelidir. Karşı cinsle de sevgiye dayalı ilişkilere yönelmeli, eş
seçmede kendi başına sorumluluk alabilmelidir.

4- Kişinin kendine güveni olmalıdır. Davranışlarını ve yeteneklerini gerçekçi
olarak tartabilmelidir. Kendini başkalarının gözüyle de görebilmelidir.
Yetenekleriyle orantısız bir üstünlük ya da aşağılık duygusu içinde olmamalıdır.

5- Kişi toplumda bir yeri ve görevi olduğu duygusunu edinmiş olmalıdır.
Yeteneklerini geliştirmeli, verimli işlere yöneltebilmeli, çalışmalarından ve
başarısından zevk almalıdır.

6- Kişinin geleceğe yönelik planları olmalı, bunları gerçekleştirmek için de
gerçekçi bir yol izlemelidir. Gerçekleştiremediği isteklerini de başka yollardan
doyum sağlamaya çalışmalıdır.

7- Kişinin karşılaştığı zor durumlarda başvuracağı bir yedek gücü olmalı ve yeni
durumlara uyma esnekliği gösterebilmelidir. 

8-Başarısızlıktan yılmamalı, zorlukla
karşılaşınca kendini bırakmamalıdır. Geleceğe dönük umudu ve savaşım gücü
ile karşılaştığı engelleri yenmeye çalışmalıdır
.
 
9-Kendi başına kararlar alıp uygulayabilmeli, kararlarının sorumluluğunu
taşıyabilmeli ve sonuçlarına katlanabilmelidir. 

10-Başarısızlıktan ders almalı,
başarısızlık nedenlerini başkalarına yüklememeli, kendini eleştirebilmelidir.

11-Kişinin yaşadığı toplumla ters düşmeyen, inandığı değerleri ve inançları
olmalıdır. Bunun yanı sıra birey yeniliklere de açık, ön yargıdan uzak olmalıdır.

12-Başkalarının inanç ve görüşlerinde saygı duymalı, hoşgörülü olmalıdır.
 
13-Kişinin, mesleği dışında eğlendirici, dinlendirici ve kişiyi geliştirici, spor, sanat
gibi uğraşları da olmalıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder